Fotoğrafa iyi bakın bakalım tanıdığınız var mı? Ayaktakilerden ortadaki ikiliye, sağ taraftakini özellikle gözünüz ısırmaya başladı mı?
Evet, Özhan Canaydın, yanındaki de kardeşi Mustafa... Fotoğraf Nubar Kazanç arşivinden. (Ayakta, sağ başta). Yıl 1965, Kazanç üstad Bursa'da basketbolu kurup her konuda çalışan ve o dönem antrenörlük yapan bir insan. Şimdi tabii saçları bembeyaz ama zekası pırıl pırıl. "Sen onu tanımazsın, ne adamdı biliyor musun" demez mi?
Özhan Canaydın bu dünyadan göçtü gitti ama geride çok önemli bir misyon bıraktı. O daha 16 yaşını bitirmemiş çocuklara saldıran ve kendilerini haklı gören magandalar. "Birbirlerine çarptılar da burunları öyle kırıldı" diye utanmadan komik yalanlar söyleyenler. Sadece sürü halindeyken saldırıp, çocuklara karşı "delikanlı" geçinen, ama teke tek iken kuyruklarını kıstırıp kaçanlar. Onlara sudan bahanelerle kulp bularak göz yuman resmi görevliler ve kulüp yöneticileri, iki cihanda ellerim yakanızda olsun. Hiç değinmek istemiyordum ama dayanamadım.
Özhan Canaydın Başkan size hiç yüz vermediği için sevmediniz değil mi? Özellikle Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım ile Fenerbahçe-Galatasaray düşmanlığını bitirmek için el ele vermesi hiç hoşunuza gitmedi değil mi? Sonra da Başkan Adnan Polat bu misyonu ısrara ve dürüstlükle sürdürdüğü için hoşunuza gitmiyor, protesto ediyorsunuz değil mi? Ezeli rekabete, çekişmeye sonuna kadar evet, ama böyle çağ dışı düşüncelere hayır ve sonuna kadar mücadele içinde olacağım. Sizler de sevgili başkanlar, bakmayın eleştirilerle canınızı sıktığımız zamanlara. Emeklerinize, Türk sporuna özellikle dostluk ve barış adına vermeye çalıştıklarınıza teşekkürler. Yeni yılda da yolunuz açık olsun.
Fenerbahçe'nin kupadan çektiği
Olmuyor, olmuyor. Futboldaki kupa maçlarında Fenerbahçe'nin başına gelenler ortada... Kupayı almayalı neyse ki 30 yılı geçmedi, daha 27 yıl galiba...
Hadi onu anladık ta, Sarı Melekler'e ne oldu. Sen Dünya şampiyonu ol. 7 cihana nam sal, gel burada Vakıfbank Güneş Sigorta'ya teslim ol. Hem de setlerde 2-0 öne geçtikten sonra... Ayrıca final falan değil, çeyrek final mücadelesi.
Gel de anla bakalım. Daha doğrusu çok iyi anlaşılıyor. İşin sonucunda lig değil kupa mücadelesi. Demek ki hangi kategoride olursa olsun kupalar sarı lacivertlilere yaramıyor. Ya da kupa maçlarında yeterince konsantre olamıyorlar. Doğrusu Vakıfbank Güneş Sigorta'nın müthiş mücadelesini ve geriye dönüşünü de ayrıca kutlamak gerek.
Spor yazarlığı üfürükçüleri
Geçtiğimiz perşembe günü davetli olarak Marmara Üniversitesi Göztepe kampüsündeydim. Mimarlık öğrencileri ile bir spor-futbol söyleşisi yaptık. Ali Özarboy kardeşim genel kültür dersleri içinde yılı bitirmeden bir panel yapmamızı istedi. Az sayıda ama her sınıftan öğrenci vardı. Ve de inanılmaz olgun davranışlar içindeydiler. İki saate yakın zaman nasıl geçti anlamadım.
Beni en çok şaşırtan ilk sorunun takımlardan, futboldan veya spordan değil, spor yazarlığından gelmesi oldu. Tam anlamıyla " ne olacak bu spor yazarlığının hali" anlamında gelen soruya aslında hiç şaşırmamak gerekirdi. Çünkü bize yakın olmayanlar spor yazarlığının içi ile dışının ayrı olduğunu asla bilmezler, hakları da var. Avukat olmadan dava dilekçesi yazanlara arzuhalci, doktor olmadan hasta tedavi edenlere "üfürükçü" denir. Ne yapalım o tip arkadaşlar da bizim spor yazarlığının üfürükçüleri... İnşallah bir gün yasa çıkar da kurtuluruz.
Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın.
Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir. İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.