Sayın Bakanım Faruk Özak, size başlıkta bu şekilde hitap ettiğim için özür dilerim.
Şimdi buraya yazmaktan sıkılacağım kadar eski ve sağlam hukukumuza dayanarak kendimde bu cesareti buldum. Anlamayan, anlamak istemeyen insanlara içinden geldiğiniz futbol diliyle belki daha iyi anlatabilirim.
Dün, okullardaki spor dersleri ile ilgili olarak yaptığınız taslak çalışmayı okuyunca heyecanlandım. Ama işin başını tutmuş bir dolu uzman olmayan ve beceriksizi düşününce, işinizin ne zor olduğunu anlatmak istedim. Bu ülke futbolu, futboldan gelmiş spor bakanından iyi bilenlerin ülkesi(!)
Adam hayatında yolda yürümemiş, futbol yönetiyor. "Başkan olduktan sonra ilk futbol maçına gittim" diyor, şak şak şak... F harfini sadece alfabede görmüş, futbol yorumcusu. Bu da yetmiyor, medyayı yani Türkiye'yi yönlendiren spor müdürlerine bakın bakalım kaç tanesi lisanslı spor yapmış. Zaten buna benzer nedenlerle o dönemde zirvede olduğunuz halde Hürriyet gibi bir gazetedeki spor yazarlığını bırakıp gitmenizi de anlayamamışlardı. Ne olur siz de pes edip meydanı çığırtkanlarla bırakmayın.
TSYD seminerleri
Türkiye'de spor adına, futbol adına düzgün konuşulan neredeyse tek yer geleneksel TSYD seminerleri oldu. Sporun gerçekten zirvesi. Benim dönemimde de çok önem verir ve gerekenleri yapardık. Ülkemizin sporda en önde gelenleri, açıklıkla gerçekleri ortaya koyardı. Başlatan olarak hatırladığım eski başkan Atilla Gökçe'nin hakkını verelim.
En dikkatimi çeken, hakem konularındaki sözlere dikkat çekilmesi ama gerilim oluşmaması oldu. Fenerbahçe'nin Sivasspor maçındaki penaltılık hentbol pozisyonuna "gri" olarak yorum getirilmesi çok güzeldi. Yani hakem verse de bir şey diyemezsiniz, vermese de... Öyleyse söyleyip orada bırakalım.
Makabiline şamil Ankaraspor
Neyse ki bu ülkenin sahibi var. Bu ülkede adaletin, hukukun, doğruluğun koruyucuları var. Bunu Anayasa Mahkemesi'nin aldığı karardan sonra söylemiyorum. Çıkarcılık öylesine alıp yürüdü ki artık doğrunun ve hukukun hükmü neredeyse gözümüzden silindi gitti. Güçlü olan haklıdır mantığı ortalığı kasıp kavuruyor.
Tahkim Kurulu olayında alınan "iptal" kararını dün okumuşsunuzdur. Ancak bize üniversitede okutulan "Hukukun Temel İlkeleri" dersinde öğrendiklerimiz değişmediyse, Ankaraspor'un dönüşü falan olamaz.
Zira geriye dönüş anlamını taşıyan "hukukta makabiline şamil olmaz" kavramı değişmediyse. "Makabiline şamil" ne zaman olur biliyor musunuz? Eğer hala darbeci kafadaysanız, o zamanlar olduğu gibi olur. Bir de... Neyse onu söylemeyeyim, zaten spor yazarı kardeşlerim her gün yaşıyor.