Uzun süre oldu, Erzurum'a gitmeyeli. Sarıkamış'ta yedek subaylığımı yaparken geçiş noktamdı.
Sonra Birinci Lig'de oynadığı yıllarda hep maçlara gitmiştim. Sert kışını ve ona uygun insanlarını özlemişim. Spor Bakanımız Faruk Özak'ın davetini alınca Kış Oyunları'nın açılışına koşa koşa gittim. Bir dolu arkadaş ve meslektaş ile birlikte oradaydık.
Mükemmel açılışta, dünyanın bir çok ülkesinden gelmiş gençler kadar heyecanlıydım. Doğrusunu isterseniz, aksaklıklar olmadı mı? Elbette oldu ama o kadar kusur kadı kızında da bulunur. Gurur duydum, açılış törenini ve gösterileri zevkle izledim. Hele kar yağışının tam da açılışın yapıldığı zamana denk gelmesi inanılmazdı. Işık gösterilerine mükemmel fon oldu. Emeği geçenlere teşekkürler, inşallah bundan böyle daha büyük organizasyonlar da alırız.
NOT: Bu fotoğrafı çeken Metin Tükenmez arkadaşıma teşekkür ederim.
Fenerbahçe-Trabzonspor klasiği
Son zamanlarda öyle mi oluyor, yoksa bana mı öyle geliyor. Futbolda her türlü şampiyonlukta Fenerbahçe ile Trabzonspor'un kader çizgileri kesişiyor. Diyeceksiniz ki, "bu maç ne biterse bitsin, daha lig maratonunun ortasını yeni bulduk, futbolda çok şeyler değişir." Doğrudur, doğrudur da futbol öyle bir oyundur ki, kazanacağınız bir maç motivasyonunuzu üst düzeye çıkarır. Kendinize güveniniz geldiği gibi, kalan maçları da yüksek yüzde ile oynarsınız. Ya da bunun tersi olur.
İşte yarın Trabzonspor ile Fenerbahçe böylesine bir kader maçı oynayacaklar. Öncelikle şunu söyleyeyim, hangi koşullar altında olursa olsun Fenerbahçe-Trabzonspor maçları klasik oldu. Heyecan dozu üst düzeyde, kimin kazanacağı son saniyeye dek belli değil, her anlamıyla kaderi belirleyen karakterde. Evet, Trabzonspor'un istim üstünde olduğunu biliyorum. Ancak geçen yıl, şans faktörünü üst üste Trabzonspor'dan yanaydı. İhtimaller hesabına göre bu maçta Fenerbahçe'nin ı kazanacağını düşünüyorum.
Mamadou Niang sol açık mı?
Evet, sorum açık sayın futbol ilgilileri. Niang Fenerbahçe'de hangi mevkiin futbolcusudur. Biliyorum, bazılarınız ne saçma soru olduğunu düşünüyor. "Bir maç dışında hep santrfor oynadı. Bunda ne var ki, zaten öyle transfer edilmedi mi?" diyorsunuz. Doğrudur, ben de öyle düşünüyordum. Ama gelişme öyle olmadı. İki maç önce Semih'in santrfor, Niang'ın solaçık olarak oynatılmasını eleştirince "Hocam, Marsilya'nın kaptanı Niang sol açık olarak oynadı ve gol kralı oldu" şeklinde mailler aldım.
Evet, doğrudur da dikkat ederseniz, Marsilya'da ikili forvetin sol tarafında oynadığını göreceksiniz. Yani arkasındaki sol bekin yardımcısı gibi değildi. Her neyse asıl takıldığım o değil. Eğer sol açık ise üzerine niye Stoch artı Dia alındı. Neden şimdiye dek hep forvetin ortasında oynatıldı. Ve de en önemlisi gelişinden bu yana medyayı tarayın göreceksiniz, niye hep kulüp tarafından resmi açıklama "golcü santrafor olarak yapıldı. Bir de bunun izahını bilen varsa bana da bildirsin, sevinirim.